Gayrimenkul Alım, Satım ve Kiralamada Vergiler Nelerdir?
Gayrimenkul sahibi olmak, taşınmaz satın almak, satmak veya kiraya vermek farklı vergi ve harç yükümlülükleri doğurabilir. Ödenecek verginin türü; taşınmazın konut, işyeri, arsa veya arazi olması, işlemi yapan kişinin gerçek kişi ya da şirket olması, taşınmazın edinilme şekli, elde tutulma süresi ve kullanım amacı gibi unsurlara göre değişir.
Gayrimenkul işlemlerinde yalnızca satış fiyatı ve tapu masrafı dikkate alınmamalıdır. Tapu harcı, emlak vergisi, kira geliri vergisi, değer artışı kazancı, değerli konut vergisi ve bazı işlemlerde Katma Değer Vergisi gibi farklı mali yükümlülükler gündeme gelebilir.
Eksik veya yanlış beyanda bulunulması; eksik vergi ve harcın sonradan tahsil edilmesine, gecikme faizi uygulanmasına, vergi ziyaı cezasına ve taraflar arasında uyuşmazlık çıkmasına neden olabilir.
1. Gayrimenkul satışında tapu harcı nasıl hesaplanır?
Gayrimenkul satışında tapu harcı, tapuda beyan edilen satış bedeli üzerinden hesaplanır. Beyan edilen satış bedeli, taşınmazın emlak vergisi değerinden düşük olamaz.
Genel uygulamada tapu harcı:
Alıcı için satış bedelinin binde 20’si, yani yüzde 2’si
Satıcı için satış bedelinin binde 20’si, yani yüzde 2’si
Toplamda satış bedelinin yüzde 4’ü
olarak hesaplanır. İşlem sırasında ayrıca döner sermaye veya hizmet bedeli de tahsil edilebilir.
Taraflar kendi aralarında tapu harcının tamamını alıcının veya satıcının ödeyeceğini kararlaştırabilir. Ancak bu özel anlaşma, mevzuatta alıcı ve satıcı için ayrı ayrı belirlenen harç sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Örnek: Tapuda 5.000.000 TL olarak beyan edilen bir taşınmaz için genel oranlara göre:
Alıcının tapu harcı: 100.000 TL
Satıcının tapu harcı: 100.000 TL
Toplam tapu harcı: 200.000 TL
olacaktır. Döner sermaye ve diğer işlem bedelleri bu hesaba dâhil değildir.
2. Satış bedeli neden gerçek tutarıyla beyan edilmelidir?
Tapuda beyan edilen bedelin, taraflar arasında gerçekleşen gerçek satış bedelini yansıtması gerekir.
Satış bedelinin olduğundan düşük gösterilmesi şu riskleri doğurabilir:
Eksik tapu harcı tahakkuku
Vergi ziyaı cezası
Gecikme faizi
Banka kayıtlarıyla tapu beyanının çelişmesi
Satış bedelinin ileride ispat edilememesi
Değer artışı kazancı hesabının yanlış yapılması
Taraflar arasında ödeme uyuşmazlığı
Tapu harcı hesabında beyan edilen devir bedeli esas alınır; bu bedel emlak vergisi değerinden az olamaz.
Satış bedelinin banka üzerinden açıklamalı ve izlenebilir biçimde ödenmesi, hem alıcı hem de satıcı açısından önemli bir güvence sağlar.
3. Emlak vergisini kim öder?
Türkiye sınırları içinde bulunan bina, arsa ve araziler emlak vergisine tabidir. Emlak vergisinin mükellefi genel olarak taşınmazın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa taşınmaza malik gibi tasarruf eden kişidir.
Bir taşınmaz yıl içinde satın alındığında yeni malikin emlak vergisi mükellefiyeti genel olarak satın alma yılını izleyen yıldan itibaren başlar. Örneğin 2026 yılında satın alınan bir taşınmaz bakımından yeni malikin mükellefiyeti 2027 yılında başlar.
Satıştan önce geçmiş dönem emlak vergisi borçlarının, gecikme zamlarının ve belediye kayıtlarının kontrol edilmesi gerekir. Taraflar, satış yılındaki vergilerin ve varsa önceki dönem borçlarının kim tarafından ödeneceğini satış protokolünde açıkça belirlemelidir.
4. Emlak vergisi oranları nelerdir?
Emlak vergisinin oranı taşınmazın türüne göre değişir. Genel oranlar şöyledir:
Meskenlerde binde 1
Diğer binalarda binde 2
Arazilerde binde 1
Arsalarda binde 3
Bu oranlar büyükşehir belediyesi sınırları ve mücavir alanlar içinde yüzde 100 artırımlı uygulanır. Buna göre büyükşehirlerde oranlar genel olarak meskenlerde binde 2, diğer binalarda binde 4, arazilerde binde 2 ve arsalarda binde 6 olur.
Vergi, taşınmazın piyasa satış fiyatından değil, Emlak Vergisi Kanunu kapsamında hesaplanan bina veya arazi vergi değeri üzerinden belirlenir.
Belediyedeki emlak vergisi değeri ile taşınmazın gerçek piyasa değeri aynı kavram değildir. Emlak vergisi değeri idari ve vergisel hesaplamalarda kullanılırken piyasa değeri, taşınmazın serbest piyasada alınıp satılabileceği yaklaşık bedeli ifade eder.
5. Taşınmaz satın alan kişinin belediyeye bildirim yükümlülüğü var mıdır?
Satın alma, yeni inşaat, bina kullanım şeklinin değişmesi, arsanın bölünmesi veya taşınmazın niteliğinin değişmesi gibi durumlarda ilgili belediyeye emlak vergisi bildirimi verilmesi gerekebilir.
GİB’in 2026 açıklamasına göre 16 Temmuz 2026 tarihinde satın alınan bir taşınmaz için bildirim 31 Aralık 2026’ya kadar; 2 Ekim 2026 tarihinde satın alınan bir taşınmaz için ise satın alma tarihinden itibaren üç ay içinde yapılmalıdır. Yeni malikin emlak vergisi mükellefiyeti takip eden yıldan itibaren başlar.
Tapu bilgilerinin belediye sistemine otomatik olarak aktarılmış olması ihtimaline güvenilmemeli; kayıtların doğru şekilde oluşup oluşmadığı belediyeden kontrol edilmelidir.
Özellikle şu bilgiler incelenmelidir:
Malik adı ve hisse oranı
Taşınmazın adresi
Arsa veya bina niteliği
Brüt alan
Kullanım şekli
Vergi değeri
Geçmiş dönem borçları
Muafiyet veya indirim durumu
6. Kimler sıfır oranlı emlak vergisinden yararlanabilir?
Belirli şartları taşıyan kişiler, Türkiye sınırları içinde brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek meskenleri için indirimli bina vergisi oranından, yani sıfır oranlı emlak vergisi uygulamasından yararlanabilir.
Uygulama kapsamında şartlara göre:
Hiçbir geliri olmadığını belgeleyen kişiler
Gelirleri yalnızca kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları emekli, dul, yetim, ölüm veya maluliyet aylığından oluşan kişiler
Engelliler
Gaziler
Şehitlerin dul ve yetimleri
yer alabilir. Engelliler bakımından, brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek mesken şartı sağlandığında ayrıca gelir şartı aranmadığı GİB tarafından belirtilmektedir.
Bu imkândan yararlanmak için ilgili belediyeye gerekli bildirim ve belgelerle başvuru yapılması gerekebilir. Birden fazla konut, meskenin brüt alanı, gelir durumu, hisseli mülkiyet ve taşınmazın kullanım şekli uygulamayı etkileyebilir.
Muafiyetin otomatik olarak uygulanacağı varsayılmamalı; şartların belediyeden doğrulanması gerekir.
7. Kira geliri vergisi nedir?
Konut, işyeri, arsa, arazi veya belirli mal ve hakların kiraya verilmesinden elde edilen gelirler, şartlarına göre gayrimenkul sermaye iradı olarak gelir vergisine tabi olabilir.
Vergi, taşınmazın aylık kira bedeli üzerinden ayrı bir sabit oranla değil; yıllık kira gelirinden uygulanabilecek istisna ve giderler düşüldükten sonra kalan matrah üzerinden gelir vergisi tarifesine göre hesaplanır.
2026 yılında elde edilen konut kira gelirleri için konut kira geliri istisnası 58.000 TL’dir. Bu tutar ve altında konut kira geliri elde eden kişilerin, diğer şartlar da sağlanıyorsa, bu gelirleri için yıllık beyanname vermeleri gerekmez.
Bir kişinin birden fazla konuttan kira geliri elde etmesi halinde istisna her konut için ayrı ayrı değil, toplam konut kira gelirine bir defa uygulanır. Hisseli taşınmazlarda ise şartları taşıyan her ortak kendi payına düşen gelir için istisnadan ayrı ayrı yararlanabilir.
8. İşyeri kira gelirlerinde beyan sınırı nedir?
İşyeri kira gelirlerinde kiracı tarafından gelir vergisi kesintisi, yani stopaj yapılması söz konusu olabilir.
GİB’in 2026 yılı için yayımladığı tutarlara göre:
Vergi kesintisine tabi brüt işyeri kira gelirlerinde beyan sınırı 400.000 TL’dir.
Kesintiye ve istisnaya tabi olmayan kira gelirlerinde beyan sınırı 22.000 TL’dir.
Kesinti yapılmış olması, mülk sahibinin her durumda beyanname vermeyeceği anlamına gelmez. Yıllık brüt gelir ilgili beyan sınırını aşarsa kira geliri beyannameye dâhil edilir; yıl içinde kiracı tarafından kesilen vergiler hesaplanan vergiden mahsup edilebilir.
Konut ve işyeri kira gelirinin aynı yıl içinde birlikte elde edilmesi halinde gelirlerin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
9. Kira gelirinde götürü gider ve gerçek gider yöntemleri nelerdir?
Kira geliri beyanında mükellefler şartlarına göre götürü gider veya gerçek gider yöntemlerinden birini seçebilir.
Götürü gider yönteminde, konut kira geliri istisnası düşüldükten sonra kalan tutarın yüzde 15’i gider kabul edilir. Bu yöntemde gerçek harcamaların tek tek belgelenmesi gerekmez. Götürü gider yöntemini seçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe gerçek gider yöntemine dönemeyebilir.
Gerçek gider yönteminde ise kanunen indirilebilecek giderlerin belgeli bölümü kira gelirinden düşülebilir. Taşınmazın türüne ve kullanımına göre aşağıdaki giderler gündeme gelebilir:
Bakım ve onarım giderleri
Sigorta giderleri
Yönetim giderleri
Amortisman
Kiraya verilen taşınmazla ilgili bazı vergi ve harçlar
Kiraya veren tarafından ödenen belirli giderler
Kanunun izin verdiği diğer belgeli harcamalar
Her harcama otomatik olarak indirilemez. Özellikle konut kredisi faizleri ve taşınmazın edinilmesine ilişkin giderlerde güncel mevzuat ayrıca kontrol edilmelidir. GİB’in güncel açıklamasına göre konut olarak kiraya verilen taşınmazlara ilişkin borç faizlerinin gider yazılmasına yönelik uygulamada 2025 ve izleyen dönemler için değişiklik bulunmaktadır.
Gerçek gider yöntemini kullanan kişilerin fatura, makbuz ve diğer belgeleri yasal saklama süresince muhafaza etmesi gerekir.
10. Gayrimenkul satışında değer artışı kazancı vergisi ne zaman doğar?
Gerçek kişilerin bedel karşılığında edindikleri konut, işyeri, arsa ve benzeri taşınmazları edinme tarihinden itibaren beş yıl içinde satmaları halinde oluşan kazanç, ticari faaliyet kapsamında değilse değer artışı kazancı olarak gelir vergisine tabi olabilir.
Beş yıllık sürenin hesabında takvim günü esas alınır. Taşınmaz beş yıldan fazla süre elde tutulduktan sonra satılırsa, genel değer artışı kazancı hükümleri bakımından satış kazancı vergilendirilmez.
2026 yılında gerçekleştirilen satışlarda değer artışı kazancı için uygulanacak istisna tutarı 150.000 TL’dir. Vergiye tabi kazanç hesaplanırken satış bedelinden düzeltilmiş maliyet bedeli, satışla ilgili indirilebilen giderler ve istisna tutarı düşülebilir.
Satış fiyatıyla alış fiyatı arasındaki farkın tamamı doğrudan vergi matrahı değildir. Maliyet bedelinin endekslenmesi, satış giderleri ve istisna tutarı da hesaplamaya etki eder.
11. Değer artışı kazancı nasıl hesaplanır?
Genel hesaplama şu unsurlardan oluşur:
Satış bedeli
– Endekslenmiş maliyet bedeli
– Satış nedeniyle yapılan indirilebilir giderler
– Ödenen belirli vergi ve harçlar
– Yıllık istisna tutarı
= Vergiye tabi değer artışı kazancı
Alış tarihinden önceki ay ile satış tarihinden önceki ay arasındaki Yİ-ÜFE artışının en az yüzde 10 olması halinde maliyet bedeli endekslenebilir. Böylece taşınmazın alış maliyeti enflasyon etkisi dikkate alınarak güncellenir.
Hesaplamada şu belgeler önem taşır:
Taşınmazın alış bedelini gösteren belgeler
Tapu harcı makbuzları
Satış bedeline ilişkin banka dekontları
Emlak danışmanlığı hizmet belgesi
İndirilebilecek gider faturaları
Alış ve satış tarihleri
Tapu kayıtları
Satış bedelinin tapuda düşük gösterilmesi, değer artışı kazancı hesabının da yanlış yapılmasına ve ileride cezalı tarhiyata neden olabilir.
12. Miras veya bağış yoluyla edinilen taşınmaz satılırsa vergi doğar mı?
Miras veya bağış gibi karşılıksız yollarla edinilen taşınmazların satılmasından doğan kazanç, genel olarak beş yıllık değer artışı kazancı düzenlemesinin dışında kalır.
GİB’in rehberinde, miras yoluyla edinilen bir taşınmazın satılmasından doğan gelirin değer artışı kazancı olarak vergilendirilmeyeceği açıklanmaktadır.
Ancak taşınmaz satışlarının devamlılık göstermesi, organizasyon dâhilinde gerçekleştirilmesi veya ticari faaliyet niteliği kazanması halinde kazanç ticari kazanç olarak değerlendirilebilir. Bu durumda beş yıllık süre ve değer artışı kazancı istisnasından farklı kurallar uygulanır.
Ayrıca taşınmazın miras veya bağış yoluyla edinilmesi sırasında veraset ve intikal vergisi yönünden ayrı yükümlülükler doğabilir.
13. Sürekli gayrimenkul alım satımı ticari kazanç sayılabilir mi?
Bir kişinin kısa aralıklarla çok sayıda taşınmaz alıp satması, satışların devamlılık göstermesi ve faaliyetin kazanç sağlama amacıyla organize edilmesi halinde elde edilen gelir, değer artışı kazancı yerine ticari kazanç olarak değerlendirilebilir.
Değerlendirmede şu unsurlar önem taşıyabilir:
Aynı yıl içinde birden fazla satış yapılması
Satışların birbirini izleyen yıllarda devam etmesi
Taşınmazların satmak amacıyla alınması
İnşaat, parselasyon veya proje geliştirme faaliyeti
Düzenli bir organizasyon bulunması
Satışların mesleki veya ticari faaliyet haline gelmesi
Gayrimenkul satışının ticari kazanç mı yoksa değer artışı kazancı mı olduğu; işlemin sayısı, devamlılığı, amacı ve organizasyon biçimine göre belirlenir.
Ticari kazanç kabul edilen işlemlerde gelir veya kurumlar vergisinin yanında KDV, belge düzeni ve mükellefiyet tesisi gibi ilave yükümlülükler ortaya çıkabilir.
14. Gayrimenkul satışında KDV uygulanır mı?
Gerçek kişinin özel mülkiyetinde bulunan bir taşınmazı arızi biçimde satması ile inşaat şirketi, gayrimenkul ticareti yapan işletme veya ticari işletmeye kayıtlı taşınmazın satışı aynı vergisel kurallara tabi değildir.
Katma Değer Vergisi;
Satıcının vergi statüsüne
Satışın ticari faaliyet kapsamında olup olmamasına
Taşınmazın konut, işyeri, arsa veya arazi olmasına
Konutun net alanına
Yapının ve arsanın özelliklerine
Satış tarihine
Uygulanabilecek istisna hükümlerine
göre değişebilir.
KDV Kanunu, ticari faaliyet kapsamında yapılan gayrimenkul teslimlerini ve uygulanabilecek istisnaları ayrı ayrı düzenlemektedir.
Bu nedenle şirketten, müteahhitten veya ticari işletmeden taşınmaz satın alınırken satış fiyatının KDV dâhil olup olmadığı yazılı olarak sorulmalıdır. Fatura, ödeme planı ve sözleşmedeki KDV maddesi kontrol edilmelidir.
15. Değerli konut vergisi nedir?
Türkiye’de bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri kanunda belirlenen sınırı aşanlar değerli konut vergisine tabi olabilir.
2026 yılı için değerli konut vergisi sınırı 17.711.000 TL’dir. Hesaplamada taşınmazın serbest piyasa satış fiyatı değil, ilgili belediye tarafından belirlenen bina vergi değeri esas alınır.
Meskenin bina vergi değeri bu sınırın altındaysa değerli konut vergisi doğmaz. Sınır aşılıyorsa vergi yalnızca koşulları taşıyan meskenler için ve kanundaki dilimlere göre hesaplanır.
Birden fazla değerli konutu bulunan kişiler bakımından, şartları varsa bina vergi değeri en düşük olan meskenlerden biri için muafiyet uygulanabilir; ancak bildirim yükümlülüğü devam edebilir.
Değerli konut vergisi ile normal emlak vergisi birbirinden farklıdır. Bir mesken için koşullar oluştuğunda her iki vergi bakımından ayrı yükümlülük doğabilir.
16. Arsa ve arazi sahiplerinin dikkat etmesi gereken vergiler nelerdir?
Arsa ve araziler de emlak vergisine tabidir. Genel vergi oranı arazilerde binde 1, arsalarda binde 3’tür; büyükşehir belediyesi sınırlarında bu oranlar yüzde 100 artırımlı uygulanır.
Arsa veya arazi bakımından şu işlemler vergisel sonuç doğurabilir:
Satış
İfraz ve tevhit
Cins değişikliği
Kat karşılığı müteahhide verilmesi
Üzerine bina yapılması
Kiraya verilmesi
Ticari proje geliştirilmesi
Miras veya bağış yoluyla devredilmesi
Arsanın kat karşılığı müteahhide verilmesi, kişiye yeni bağımsız bölümler teslim edilmesi ve bu bağımsız bölümlerin satılması; gelir vergisi, KDV ve değer artışı kazancı bakımından özel değerlendirme gerektirebilir.
17. Gayrimenkulün miras yoluyla geçmesinde hangi vergiler gündeme gelir?
Taşınmazın miras yoluyla intikal etmesi halinde tapu işlemlerinin yanında veraset ve intikal vergisi yükümlülüğü gündeme gelebilir.
Verginin hesaplanmasında:
Miras bırakan ile mirasçı arasındaki ilişki
Her mirasçıya düşen pay
Taşınmazın vergisel değeri
İstisna tutarları
İntikalin miras veya bağış yoluyla gerçekleşmesi
Beyan tarihi
önem taşır.
Miras yoluyla edinim ile bağış yoluyla edinim aynı oranlara tabi değildir. İstisna tutarları ve vergi tarifeleri her yıl güncellenebilir. 2026 yılına ait tarife ve tutarlar GİB tarafından güncellenmiştir.
Mirasçılar tapu intikali yapılmadan önce veraset ilamı, veraset ve intikal vergisi beyannamesi ve ilgili vergi dairesi işlemlerini tamamlamalıdır.
18. Gayrimenkul işlemlerinde hangi belgeler saklanmalıdır?
Vergisel bir inceleme veya uyuşmazlık durumunda işlemlerin belgelenebilmesi için aşağıdaki evrakların saklanması önemlidir:
Tapu senedi ve tapu kayıtları
Alış ve satış sözleşmeleri
Kapora protokolü
Banka dekontları
Tapu harcı makbuzları
Emlak vergisi ödeme belgeleri
Kira sözleşmeleri
Kira tahsilat kayıtları
Aidat ve yönetim belgeleri
Ekspertiz raporları
Emlak danışmanlığı faturaları
Bakım ve onarım faturaları
Sigorta poliçeleri
Belediye bildirimleri
Miras ve bağış belgeleri
Vergi beyannameleri
Vergi tahakkuk ve ödeme makbuzları
Özellikle gerçek gider yöntemini seçen kira geliri mükelleflerinin gider belgelerini yasal saklama süresince muhafaza etmesi gerekir.
19. En sık yapılan vergi hataları nelerdir?
Gayrimenkul işlemlerinde sık karşılaşılan hatalar şunlardır:
Tapuda gerçek satış bedelinin altında beyanda bulunmak
Kira gelirini hiç beyan etmemek
Stopaj yapıldığı için işyeri kira gelirinin hiçbir zaman beyan edilmeyeceğini düşünmek
Birden fazla konut için ayrı ayrı kira istisnası uygulamak
Belgesiz giderleri gerçek gider olarak göstermek
Beş yıl dolmadan yapılan satışta değer artışı kazancını hesaplamamak
Alış maliyetini ve tapu masraflarını belgelememek
Belediyeye emlak vergisi bildirimini yapmamak
Satın alınan taşınmazın geçmiş vergi borçlarını kontrol etmemek
Değerli konut vergisi sınırını piyasa değeriyle karıştırmak
Sürekli satış yapılmasına rağmen işlemleri kişisel satış olarak değerlendirmek
Miras ve bağış işlemlerindeki vergi yükümlülüklerini gözden kaçırmak
Vergi daireleri, tapu kayıtları, banka hareketleri, kira ödemeleri ve diğer elektronik verileri karşılaştırabilir. Bu nedenle işlemlerin gerçek duruma uygun ve belgeli yürütülmesi gerekir.
20. Alıcı, satıcı ve mülk sahibi için kontrol listesi
Alıcı:
Gerçek satış bedelini ve toplam masrafları hesaplamalıdır.
Tapu harcı paylaşımını yazılı olarak belirlemelidir.
Belediyedeki emlak vergisi kaydını kontrol etmelidir.
Geçmiş vergi ve aidat borçlarını araştırmalıdır.
KDV uygulanıyorsa fiyatın KDV dâhil olup olmadığını öğrenmelidir.
Satın alma sonrasında belediye bildirimini takip etmelidir.
Satıcı:
Taşınmazı ne zaman ve nasıl edindiğini kontrol etmelidir.
Beş yıllık süre dolmadıysa değer artışı kazancı hesabı yaptırmalıdır.
Gerçek satış bedelini doğru beyan etmelidir.
Tapu harcı ve satış masraflarını belgelendirmelidir.
Ticari nitelik taşıyan satışlarda mali müşavir desteği almalıdır.
Kiraya veren:
Yıllık kira tahsilatını kayıt altına almalıdır.
Konut ve işyeri kira gelirlerini ayrı değerlendirmelidir.
Stopaj ve beyan sınırlarını kontrol etmelidir.
Götürü veya gerçek gider yöntemini bilinçli seçmelidir.
Fatura ve gider belgelerini saklamalıdır.
Yıllık istisna ve beyan sınırlarının değişebileceğini unutmamalıdır.
Sonuç
Gayrimenkul vergileri yalnızca tapu devri sırasında ödenen harçtan ibaret değildir. Taşınmazın satın alınması, elde tutulması, kiraya verilmesi, satılması, miras bırakılması veya ticari amaçla kullanılması farklı vergisel sonuçlar doğurabilir.
Alıcı ve satıcı, tapuda gerçek satış bedelini beyan etmeli; tapu harcı, KDV ve diğer işlem masraflarını işlem öncesinde netleştirmelidir. Mülk sahipleri emlak vergisi kayıtlarını, belediye bildirimlerini, kira geliri beyanlarını ve varsa değerli konut vergisi yükümlülüklerini düzenli olarak takip etmelidir.
Satıcıların taşınmazın edinme tarihini kontrol etmesi, özellikle beş yıl içinde yapılan satışlarda değer artışı kazancının doğru hesaplanması açısından önemlidir. Miras, bağış, kat karşılığı inşaat, şirket adına kayıtlı taşınmaz ve sürekli alım satım işlemleri ise ayrıca uzman değerlendirmesi gerektirir.
Yasal Bilgilendirme: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Vergi istisnaları, beyan sınırları, oranlar ve ödeme tarihleri her yıl değişebilir. Her taşınmazın edinme şekli, kullanım amacı, mülkiyet yapısı ve sahibinin vergi durumu farklıdır. Bağlayıcı bir işlem yapılmadan veya beyanname verilmeden önce Gelir İdaresi Başkanlığının güncel açıklamaları kontrol edilmeli ve gerektiğinde mali müşavir, yeminli mali müşavir veya vergi hukuku alanında çalışan bir uzmandan destek alınmalıdır.
Vergiler
Yayın Tarihi: 04.08.2026